Ve evet BlogGünü diyerek başladığımız "Blogda Altın Günü" 2. Sezonununa başlıyor demiştim Şu Başlıkta. İşte açılışımız geldi çattı. Yeni katılan arkadaşlarla ve eski, kıdemli arkadaşlarla ilk buluşmamızı "Mınar"da yapalım dedik ve işte ben de çıktım geldim Mınar'a.
Gelmesine geldim de biraz erken geldim. Zira madem gün olayını ortaya attım eee kalkıp ilk benim gelmem gerek ama değil mi (((: Hem de misafirliğe Mınar'a gidiyoruz, ilk koşup gelen ben olmalıyım da zaten ((: Geldik Mınar'a ki gün bahanesiyle bir hayırlı olsun da diyelim değil mi? Henüz gidip görmemiş olan ender kişilerden biriyseniz bilmezsiniz siz. Mınar'ın mekanı her ne kadar yeni gibi dursa da her bir yanı keyifli keyifli paylaşımlarla dopdoluydu yakın zamana kadar. Ama bahar temizliği yapayım derken birazcık(!) galeyana gelip "Yeniden Başlasıııınnnnn" şarkısı eşliğinde ortalığı kökünden temizleyivermişti. Neyse nasılsa mekan onun mekan Mınar aynı Mınar eskisinden daha dolu doluo olmaya doğru ilerliyor, bakalım kısmet.
Ben böyle sizlere laf anlatayım derken bir yandan geldim Mınar'a içeri girip kuruldum baş köşeye. Tabi Mınar ikramları hazır etmekle, hatta benim tarçınsız elmalı tatlımı yapmaya mutfağa çekildi hemen. Neymiş efendim erkenden gelmişim, diğerleri gelmeden pastayı falan filanı yetiştirmekle meşgul olacakmış. Hıhh (:P). Madem öyle mutfakta Mınar Hanım, biz de gelin az dedikodusunu yapalım da görsün bakalım, hıh (burnu teee tepelerde olan kendini beğenmiş smile)
Mınar'a aslında izin vermesem de az trip yapsaydım iyi olurdu ama kızcağız birazcık(!) duygusaldır. Yazdıklarını girip okursanız blogunda farkına varırsınız. O yüzden şimdi canını sıkmayayım. Zaten haftaiçi işinde koştur koştur uğraşıyor yorulup keyfi kaçıyor bari hafta sonu keyfini bozmayayım değil mi?? Hoş sinirini, sıkıntısını, derdini hatta Saçını Boyatma Macerasını bile blogunda yazar, döker içini ne var ne yoksa. Hem de gayet rahat ve keyfince yazar. Zira blog onun için içini döktüğü, bir yandan da yapılan ufacık bir yorumla bile keyfe geldiği bir yer. O sebeple her hangi bir kaygı gütmeden, içini döke döke, ne var ne yoksa anlatır. Bazen de e-posta olarak eline gelen, bloglarda karşılaştığı yazıları paylaşır. Ama tabi ki kaynağını belirtmeyi asla es geçmez. Tabi arada ilginç huyları ile de karşılaştığımız oluyor. Durup dururken bloguyla konuşur falan ama biz böyle durumlarda görmezden gelip kendi haline bırakıyoruz onu :P :P Neyse neyse şimdi duyarsa falan başıma iş açmayayım, biraz da diğerleri gelince yaparız dedikodusunu. Şimdilik bu kadar yeter.
Tekrardan hoş geldin Mınar "BlogGünü"ne ((:
11 Nisan 2008 Cuma
Mınar'a Gittik Hoş Gittik, Leeey Leyyy Lüm Lüm Leyyy...
Gönderen OmAr zaman: 19:57
Etiketler: Altın Günü, Blog Günü, Mınar, Pınar Altuntaş
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
3 yorum:
Hoş buldum hem de çok güzel buldum !
:D
Ben de diyorum niye çınlıyo benim kulaklarım. Çekiştirmişde çekiştirmişin guzuuuu !
:D
Ama iyi yapmışsın valla !
Ayrıca masanın üzerinde duran kurabiyeler eksilmiş fark etmedim sanma !!!!
;)
:))
Bloguna Hülya'dan , (yoksa ,Kendimce'den mi ? ) ulaştım..
Hoş gidiyorum gerçekten.. :))
Zaman zaman ziyaret ederim herhalde bundan sonra..
Yorum Gönder